Lazer lipoliz ile jinekomasti uygulaması

Op. Dr. Alper Tuncel - Ocak 14, 2017

Erkeklerde görülen meme büyümesi farklı nedenlere bağlı bir sağlık sorunudur. Jinekomasti erkeklerde 3 dönemde görülebilir. Bunlar; bebeklik dönemi, ergenlik dönemi ve yaşlılık dönemidir. Bebeklik ve ergenlik dönemlerinde görülen jinekomasti genellikle geçicidir. Diğer dönemlerde görülen jinekomasti sorunu ise kalıcıdır ve ameliyat edilmesi gerekmektedir.

Jinekomasti sorunu erkeklerin canını sıkıyor

Jinekomasti, erkekleri sosyal anlamda rahatsız eden bir psikolojik soruna dönüşebilir. Özellikle yaz aylarında bu problemden dolayı aklet yada tşört giyemeyen, denize giremeyen, erkek arkadaşlarının yada karşı cinsin yanında üzerini çıkaramayan bireyler bir hayli fazladır.

Lazer lipoliz yöntemi ile jinekomasti sorununa çözüm

Jinekomasti tedavisi genellikle liposuction işlemleri ile tedavi edilir. Lazer lipoliz uygulamarı ise son dönemlerde bu uygulamanında önüne geçerek erkeklerde tarafından çok daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır. Lazer lipoliz uygulaması ile göğüs bölgesindeki yağlar lazer enerjisi ile parçalanarak yok edilmesi sağlanır.

Lazer lipoliz uygulaması deriyi sıkılaştırıyor

Lazer lipoliz uygulaması ile gerçekleştirilen jinekomasti tedavisinde göğüs bölgesinde sıkılaştırma da gerçekleşiyor. Dolayısı ile göğüs bölgesindeki yağ eritilirken aynı zamanda bölgenin sıkılaştırılması da sağlanmış oluyor.

Lazer lipoliz ile jinekomasti tedavisinin avantajları nelerdir ?

– Lazer lipoliz ile bölgedeki fazla yağ dokuları eritilir.
– Bölgedeki sertleşmiş olan bağ dokuları bu yöntem ile parçalanır.
– Liposuction yöntemi ile gerçekleştirilen jinekomasti ameliyatlarında görülen asimetri, lazer lipoliz yöntemi ile yapıldığında görülmez.
– Lazer lipoliz ile yapılan jinekomasti ameliyatında iz kalmaz
– Yapılan işlem kalıcıdır.
– Gevşeyen deri lazer lipoliz ile sıkılaştırılır.
– Yapılan işlem çok kısa sürede gerçekleştirilir. Yaklaşık olarak 45 dakika yada 1 saat kadar bir sürede işlem tamamlanır.
– Aynı gün hastaneden taburcu olunabilir.

 

Vaser Liposuction (VASERLipo ®) ile Sonuçları Ne Zaman Alırım?

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 12, 2016

VASERLipo ® yönteminde de diğer vücut şekillendirme yöntemlerinde olduğu gibi vücudun istenilen şekli alması ve dokuların iyileşmesi alınan yağ miktarına bağlıdır. Az miktarda yağ alımını takiben hemen sonuçlar alınabileceği gibi dah fazla miktarlarda yağ alındığında bu süre 5-6 aylik bir zamana yayılabilir. Aslında yağlar az veya çok alınsa da sonuçta cildin ciltaltı dokulara adaptasyonu ve dokuların tam olarak tamiri için geçen kesin süre 6ay 1 sene civarındadır, fakat belli bir yerden sonra ancak fotoğraflarda gözlemlenebilen farklar oluşur. Genellikle cilt altı dokuların tamir edilmesi süresini girişim yapılan deliklerin  ilk başlarda mor iken giderek düz beyaz bir çizgi olarak iyileşmesi ile takip edebilirsiniz.

Vaser Liposuction (VASERLipo ®) Hangi Bölgelere Etkili?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 16, 2016

VASERLipo ® çene altı, gıdı, boyun, karın, basen bölgesi, bel bölgesi ve yanlar, erkek ve kadında meme bölgesi, arka bölgeler, kalça, kasık içi bölgeler, kollar, diz bölgesi, baldırlar, ayak bileklerinde oldukça etkilidir. Bu bölgelerde daha önceden liposuction yapılmış ise laserlipoliz veya VASERlipo ® tercih edilmesi daha da uygun olur. Yine bu bölgelerden sinir ve damarların en çok korunması gereken  boyun, çene altı ve yüz çene kemiği bileşkesindeki yağlanma ve sarkıklıklarda tercih edilebilir. Özellikle bağ dokunun fazla olduğu meme dokusu, diz ve ayak bileği gibi bölgelerde de çok etkilidir. Ayrıca abdominal kasların (six-pack) belirginliğini arttırmak için (hi-def) kullanılmaktadır.

Vaser Liposuction (VASERLipo ®) Nasıl Çalışır?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 16, 2016

VASERlipo®  ultrason enerjisi ile yağ fazlalıkları olan bölgelerde etkileyici sonuçlar üretebilir . Bu minimal invaziv işlem hastalara geleneksel liposuction işlemlerinden daha az doku hasarı ile istediğiniz düz hatlarını verirken cilt ciltaltı dokularını koruyacak  şekilde tasarlanmıştır. VASERlipo ® ile ayrıştırılan yağ hücreleri daha sonra deri altınan küçük bir kanül aracılığıyla emilerek uzaklaştırılır. VASERLipo ®  sistemi ultrason enerjisi ile yağı; dokulara, sinirlere ve kan damarlarına zarar vermeden parçalar. Liposelection teknolojisi yağ hücrelerine has seçiciliği, cilt pürüzsüzlüğünü sağlayabilir.

VASER kelime açılımı (Vibration Amplification of Sound Energy at Resonance) yani “titreşimdeki ses enerjisinin arttırımı” şeklinde çevirilebilir. Yeterli miktarda sıvı ile cilt altı dokuların şişirilmesini takiben ses kaynağından gelen ultrason dalgaları bir prob yardımı ile hedef dokuya aktarılır ve bu hedef dokudaki yağ hücrelerinin bulundukları ceplerden titreşim sayesinde ayrılmalarına sebep olur. Bu sırada hedef yağ hücreleri haricinde tüm dokuların, sinir ve damarların bütünlüğü korunmuş olur. Doku içerisinden yağ hücrelerinin ayrışmasıyla tıpkı bir bal peteği gibi bağ doku sağlam bir şekilde yerinde kalır. Ortama ayrışan yağ verilen tümesans sıvısı ile birlikte vakumlanarak ortamdan uzaklaştırılmış olur.

İşlem sonrası uygun korse tatbiki ile dokuların cilt altında teması sağlanır. Hastaya operasyon sonrası uygun masaj önerilir.

img-vl-science-01 img-vl-science-02 img-vl-science-03 img-vl-science-04

(1) Tümesans sıvısı verilmesi   (2)  VASERLipo uygulaması  (3) Yağların kanüller yardımı ile emilmesi  (4)  Cilt retraksiyonu

Lazer Lipolize Uygun Musunuz?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 16, 2016

Lazerlipoliz son dönemde dünyada ve ülkemizde aslında oldukça popüler hale gelen bölgesel yağ fazlalıklarının eritilmesi işleminin genel adıdır. Son zamanlarda 3D, 4D gibi isminler altında yeni cihazlar piyasaya çıkmış olsa da aslında hasta seçiminde temelde bir fark yoktur. Vücut kitle endeksi (BMI) bu konuda bize potansiyel hastalarımızı tespit etmekte oldukça faydalıdır. Genellikle temel sorun hastalarımızın bu tip ameliyatları hiç çaba sarfetmeden bir kilo verme aracı olarak kullanmak istemelerinden kaynaklanmaktadır.

Aslında liposuction, vaser gibi yöntemler nasıl kilo verme yöntemi değilseler, lazerlipoliz de aynı şekilde aslında bir kilo verme yöntemi değildir. Yine de bazı durumlarda BMI yüksek olan balıketi ve hafif obez hastalar diye tanımlayabileceğimiz gruplarda da bölgesel yağ fazlalıklarının alınabileceği göz ardı edilmemelidir. Genel olarak sağlıklı, normal veya normalin biraz üstünde kilolu, vücudunun belli bölgelerinde fazla yağlanması olan ve çok zayıflasalar da şekil olarak istenilen vücut kıvrımları oluşmayan hastalar bu işlem için ideal hastalardır diyebiliriz.

Lazer Lipoliz Mucize Mi?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 16, 2016

Bu soruya hemen cevap vermek gerekirse, tabii ki hayır! Tıpta hiçbir işlem veya tedaviye mucize gözü ile bakmamak gerekir. Her tedavinin veya işlemin yapılabileceği veya yapılamayacağı hastalar olacaktır. Bir tedaviden fayda göreceğini umduğumuz hastanıza uyguladığınız bir yöntem her zaman istediğiniz sonucu vermeyebilir, ancak bu tedaviyi denemenize hiç bir zaman engel olmamalıdır. Yeter ki bu tedavinin hastaya fayda sağlayacağına dair yeterli bilimsel kanıtlar elinizde bulunsun. Tabii denemekten kasıt hiç bir şekilde daha önce bir başka yerde uygulanmamış bir tedaviyi sırf kendiniz bunun yararına inanıyorsunuz diye körlemesine uygulamak değildir.

Dediğim gibi yeterli bilimsel veri olmadan hiç bir hasta üzerinde etkinliği kanıtlanmamış bir tedavi mucizeymiş gibi hastaya sunulamaz. Lazerlipoliz bu anlamda kesinlikle deneyimlenmiş ve en az 15 senedir uygulanmakta olan bir işlemdir. Tabii ki ilk piyasaya sunulan cihazlar ile bugünküler teknolojik olarak aynı olmamakla birlikte çok aşırı farkları olduğu da söylenemez. İlk cihazlar genellikle daha düşük enerji seviyelerinde çalışabilirken geri dönüşler alındıkça etkin enerji dozları zaman içerisinde arttırılmıştır.

Bugün artık en az 2 dalga boyuna sahip NdYAG veya Diod laserler ile işlemler sorunsuz gerçekleştirilmektedir. Yine de bu cihazlar ile tüm hastalara aynı oranda fayda sunmak veya mucizevi faydalar sağlamak mümkün olmayıp, yanlızca hekimler tarafından doğru hasta seçimleri yapıldığında istenilen sonuçların mucize olarak adlandırılmasına gerek duyulmayacağının bilinmesi en doğru yaklaşım olacaktır.

Liposuction (Yağ Aldırma) Ameliyatları Tehlikeli midir?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 8, 2016

Çoğu hastamın kafası bu konuda biraz yanlış bilgiler ile doldurulmuş olarak geldiğinden bu konuyu biraz açmayı uygun buluyorum. Bu yazıyı yazdığım şu dakikalarda dünya genelinde on binlerce kişiye liposuction işlemi yapılmaktaydı ve bu kişilerden birine bile bir şey olmadı.

Aslında daha çok Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği’nin verilerine bakarsak liposakşından ölüm riski yaklaşık 50000 de 1 civarındadır. Yine liposakşın sonrası pulmoner emboli ve derin ven trombozu toplam yüzdesi değişik kaynaklarda %0 ila 1,1 oranında verilmektedir. Bu nedenle aslında sıklık açısından baktığımızda bu oranlar oldukça düşük olmakla birlikte bu oranların da altında kalması için bir takım cerrahi öncesi ve sonrası önlemler alınması hastalarımızı korumak açısından oldukça önemlidir. En önemli önlem ise operasyonları mümkün olduğunca kısa tutmak ve gereksiz ameliyatları kombine etmek için gayret sarfetmemektir.

Örneğin yukarıda da bahsettiğim gibi liposakşından ölüm riski 50000 de 1 iken bu oran başka bir prosedür ile birleştirildiğinde 7500 de 1 e kadar artmaktadır. Ameliyat öncesi mutlaka varis çorabı kullandırılması hastanın operasyon öncesi ve sonrasında mutlaka hemen hareket etmesinin sağlanması, yeterli miktarda hidrasyon yani sıvı takviyesi, gerekli hastalarda pıhtılaşmayı önleyici veya azaltıcı ilaç tedavileri bu oranları oldukça azaltmakta ve operasyonu daha güvenilir bir hale getirmektedir.

Bunun yanında yağ embolisi gibi komplikasyonlar da gerçekte daha çok batın ameliyatları, ortopedik ameliyatlar ve karın germe operasyonları gibi estetik amaçlı işlemlerde görülmekle birlikte bu işlemlerden karın germe ameliyatlarındaki oranlarının diğer cerrahi operasyonlara göre çok çok düşük mertebelerde olduğunu söyleyebiliriz.

Lazer Lipolizi Farklı Kılan Özellikleri Nelerdir?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 8, 2016

Lazerlipoliz, aslında herhangi cerrahi işlem gibi bir operasyondur. Ancak liposakşından farklı olarak daha kolaylıkla lokal anestezi ile klinik koşullarında uyarlanabilir. Ülkemizde legal sınırlamalar nedeniyle özel klinik veya muayenehanelerde gerçekleştirilmesi yasaktır, ancak yine de ameliyathane koşullarında da olsa özellikle tercih eden ve az sayıda bölgeye az miktarda işlem gerektiren hastalarda lokal anestezi uygulanabilir. Girişim delikleri çoğu zaman 2-3 mm kadar olup izleri işlem sonrası görülmez bu da liposakşın gibi işlemler yaptıran hastalar tarafından fark edilmenizi engeller. Girişim sonrası nispeten morluk ve şişliklerin daha az olduğu iddia edilmektedir.

Bu konuda benim görüşüm aynı hastaya liposakşın yapmadan bu farkı tespit etmenin zorluğu nedeniyle kesin ve net olmamakla birlikte hastalarımdan aldığım geri bildirimlere bakılırsa bir ölçüde doğru olarak kabul edilebilir. Cilt sıkılaşması konusunda yapılan çalışmalar ve yayınlara baktığımızda lazerlipolizin diğer bölgesel yağlanmayla savaşan tekniklere göre daha üstün olduğu kesindir. Özellikle liposakşın ve vaser gibi tekniklere kıyasla %20 ek sıkılaşma özelliği ile ön plana çıkmaktadır.

Sırf bu nedenle selülit üzerine de olumlu etkileri gözlemlenmektedir. Korse süresi aslında uygulamayı yapan hekimin tecrübelerine göre uzayıp kısalmakla birlikte minimal 3 haftalık günlük korse kullanımı rutin olarak uygulanmasından kaçılmamalıdır. Hastadan hastaya farklılıklar gösterecek bir şekilde, şekillenme ve ödem oluşumunu engelleme gibi nedenlerle bu süre daha da uzatılabilir.

Fotona XP ® : Lazer Lipoliz ile Yağ Alımında Yeni Dönem

Op. Dr. Alper Tuncel - Ağustos 30, 2016

Bu yazıda sizlere yeni bir lazer lipoliz cihazından bahsetmek istiyorum. Her alanda birçok yeni cihazın her gün piyasaya sürüldüğünü düşünürsek bu alandaki değişikliklerin oldukça fazla olduğunu düşünebilirsiniz, ancak durum hiç de öyle sanıldığı gibi değil aslında. Bu tür cihazlar diğer elektronik ürünler gibi sürekli versiyonları yenilenen veya içerikleri değişen cihazlar değiller. Tıbbi cihazlarda değişen çoğu zaman tek şey cihazların tasarımları olmaktadır. Dolayısıyla yeni cihaz derken, içeriği çok değişmese de kullanım ve hastayla etkileşimi farklılaşmasından gerçekleşen değişimleri kast etmekteyiz. Kullanıcılara Fotona XP ®  bu bakımdan kendi alanında bir takım yenilikler sunmaktadır.

Fotona XP ® Nd YAG tipi lazer lipoliz cihazlarının en son teknoloji ile yenilenmiş hali diyebiliriz. En önemli lazer lipoliz özelliği olan “cilt sıkılaştırılması” veya ciltteki gevşekliğin tedavisinde en başarılı lazer tipi olan Nd YAG ile donatılmış olan bu ürünün diğer bir özelliği ise farklı bir başlık kullanılarak aynı zamanda başarılı bir lazer epilasyon cihazı olarak da kullanılması. Lazer lipoliz ile ilgili yeniliklerine gelirsek kullanıcı dostu bir arayüz sunan bu  cihaz özellikle Slimlipo ® Smartlipo Triplex ® gibi rakiplerine göre oldukça hızlı bir şekilde yağ hücresi parçalanması ve emülsifikasyonunu gerçekleştirdiği için lazer lipolizin en önemli sıkıntılarından biri olan uzun süren operasyon kabusuna bir anlamda son veriyor. Ayrıca 1 mm altında fiber opsiyonu ile özellikle gıdı, koltukaltı ve bacak içi gibi bölgelerde girişimin daha efektif ve daha az travmatik olmasına olanak sağlıyor. Tabii bu tip ince fiberler ile iğne deliği gibi izsiz bir girişim olması da ayrıca bu cihazın artısı olmaktadır. Atravmatik girişim sayesinde daha az morluk ve daha hızlı iyileşme özellikle küçük alanların işleme tabii tutulması sonrasında bariz bir şekilde hastalar tarafından da gözlemlenmektedir.

Bu konuda araştırma içinde olan hastalarımıza yine de şunu kesin bir dille belirtmem doğru olacaktır, lazerlipoliz konusunda yeni bir ürün ile karşılaşıldığı anda bu daha iyi bir cihaz olmalı yanılgısına düşmemek gerekir. Yazıda da belirttiğim gibi tüm cihazlar aslında aynı lazer tipleri ile donatılmış olup çoğu zaman ürünler arasında küçük nüanslar dışında bir fark olmuyor. Burada cihazlara sonuç odaklı bakmak en doğru yaklaşım olacağından işe yarayan veya yaradığı kanıtlanmış cihaz en iyi cihazdır diye bir tespit en  doğru yaklaşım olacaktır.

Lazer Lipoliz İşleminden Neler Beklenmelidir?

Op. Dr. Alper Tuncel - Ağustos 30, 2016

Lazerlipoliz özelleşmiş bölgesel bir yağ azaltma işlemidir. İşlemin ismi İngilizce laser  (light amplification by stimulated emission of radiation-Uyarılmış Işıma ile Işığın Güçlendirilmesi) ve latince lipo ve lysis (yağın eritilmesi) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. İşlem esnasında yağ hücrelerine fiberoptik bir prob yardımı ile iletilen laser ışınının yağ hücrelerini parçalayarak sıvı hale getirmesi ve cilt altında kollajen yapımını arttırması ile işlem gören alanlardaki cildin sıkılaşmasının sağlaması söz konusudur.

Yapılan çalışmalara göre bu cilt sıkılaşması etkisi yaklaşık %12-20 civarında hesaplanmıştır. Yani liposuction ile işlem yapıldığında aynı bölgedeki ciltte  1 birim sıkılaşma sağlanıyorsa lazerlipoliz ile bu 1,2 birim olarak gerçekleşmektedir. İşlem sırasında akut dönemde bir miktar sıkılaşma gözle yapan hekim tarafından çok rahatlıkla gözlemlenebilir. Laserlipoliz işlemi uygulanan her bölgede homojen etki gösterir ve dalgalanma ve ciltte elma yeniği görüntüsü yaşanmaz.

İşlem sonrasında daha iyi sonuçlar elde edebilmek açısından ideal kilosuna +/- 5 kg dan daha fazla fark olan hastaların seçilmesi en mantıklı olan yöntemdir. İdeal kilosunda +10 kg fazla olan hastalarda özellikle belli bir bölgede yoğunlaşmış yağ fazlalığı varsa bu hastalara ciltte lazerlipolizin sıkılaştırma özelliğinin fazla olmasına rağmen dalgalanma ve/veya sarkma olabileceği konusunda gerekli uyarılar yapılmalıdır. İşlem öncesinde cildinde gevşeklik olan, sigara kullanan, 1 den fazla gebelik yaşamış ve /veya 15 kg üzerinde doğum öncesi kilo almış olan hastalar, obezite sınırındaki hastalar, diabet gibi metabolik rahatsızlıkları olanlar, yara iyileşmesi kötü olan hastalar bu işlem için karar verme aşamasında hekiminin önerilerine ve uyarılarına çok önem vermelidirler.

Lazerlipoliz asla bir kilo verme ameliyatı değildir ancak bazen basamaklı olarak bu amaca yardım etmek için kullanılabilir. Özellikle şekillendirme amaçlı olarak obez hastalarda da bu işlemden fayda görebilecek hastalar hekimleri tarafından kurallara uygun olarak doğru bir şekilde tespit edildiklerinde görsel olarak çok yüz güldürücü sonuçlar elde etmek mümkündür. İşlem vücut yağları ile doğrudan ilişki içerisinde olunan bir operasyon olduğundan çok fazla bölge ve çok fazla miktarda yağ bir seferde alınması uygun değildir. Cerrahi riski arttırmamak adına en önemli kurallardan biri kısa ve öz operasyonlardır. Bu kurallara uyulan hastalarda ise sonuçlar arzu edilen seviyelerde olacaktır.